SON BASLIKLAR

Türk İnkılabı

Türk inkılabı Türk İnkılabı

Türk İnkılabı, özellikle Kurtuluş Savaşı’nın hazırlık dönemi ile yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümü, arasındaki sürede gelişmiştir. Mustafa Kemal Atatürk’e göre Türk İnkılabı: “ Türk ulusunu son asırlarda geri bırakmış olan kurumları yıkarak yerine milletin yüksek medeni gereksinimlerine göre ilerlemesini sağlayacak yeni kurumlar kurmaktır.

Türk İnkilabı genel hatları ile:

* Aydınlanma ve yenilenme için yapılan bir harekettir. Türk ulusunun bağımsızlık ve çağdaşlaşma savaşı ile ortaya çıkmıştır.
* Birçok alanda yapılan inkılaplar birbirinin tamamlayıcısıdır.
* Türk ulusunun isteklerine ve kültürüne uygun halde yapılmış ve ulusallık ilkesi benimsenmiştir.
* Yapılan ve yapılacak yenilikler halk iradesi ile oluşturulmuş, demokrasinin temeline uygun halde uygulanmıştır.
* Dogmatik düşünce sistemine aykırı, tamamen akıl ve bilim rehber alınarak hazırlanmıştır.
* Osmanlı İmparatorluğu’nun yaptığı ıslahatlardan tamamen farklıdır. Osmanlı İmparatorluğu’ndaki ıslahatların amacı devlet kurumlarını düzenlemek iken Türk İnkılapları toplumsaldır.
* Zihniyet olarak doğu zihniyeti yerine batı zihniyeti benimsenmiştir. İnkılaplar milliyetçi bir özellik göstermektedir.
* Türk İnkılabı, emperyalist güçlere karşı gelerek kendini dünyaya kanıtlamış, birçok tutsak medeniyete örnek olmuştur.

Türk İnkilaplarının Amaçları

Türk milleti, Atatürk önderliğinde birçok alanda yaptığı inkılaplar ile;

*Ülkemizi çağdaş ve modern devletlerin seviyesine çıkarmak,
*Modern devletler seviyesine çıkarak bu ülkeleri Türkiye ile bütünleştirmek,
*Saltanat ve hilafetin yerine milli egemenlik duygusunu Türk halkına yerleştirmek,
*Yeni Türk devletinin kalıcılığını sağlamak,
*Laik devlet düzenine geçmek,
*Türk halkının refah seviyesini arttırmak gibi amaçlar gütmüştür.

 

Siyasal Alanda Yapılan Türk İnkılapları

            Osmanlı Devleti’nin yıkılması ile birlikte ülkemizde ulusal egemenliğin ön plana çıktığını yapılan inkılaplar ile görmekteyiz. Bu alanda yapılan çalışmalar Amasya Genelgesi ile başlamış, TBMM’nin açılması ile de devam etmiştir. Siyasal alanda birçok yenilik yapılmıştır. Bunlar: Saltanat’ın kaldırılması, Cumhuriyet’in ilanı, Halifeliğin kaldırılması, 1924 Anayasası, çok partili sisteme geçiş denemeleridir.

 

Saltanatın Kaldırılması ( 1 Kasım 1924 )

            Osmanlı İmparatorluğu’nun fiilen son bulması Mondros Ateşkesi ile olmuştur. Hukuken ise Mudanya Ateşkesi ile son bulmuştur. Mustafa Kemal Atatürk ve takım arkadaşlarıyla başlattığı mücadele ile kişisel egemenliğin yerine ulusal egemenliğin oluşması sağlandı. Bu da saltanat makamının gereksiz bir olgu durumuna getirdi.

Yeni kurulacak Türk Devleti, kurtuluş mücadelesinden zaferle ayrıldıktan sonra İtilaf devletleri ile barış görüşmelerine başlamıştır. 27 Ekim 1922 gününde yapılan Lozan Görüşmeleri’ne TBMM hükümetinin haricinde İstanbul hükümeti de davet edildi. Bu davet ile iki hükümeti birbirine düşürerek daha olumlu sonuçlar alacağını planlayan İtilaf Devletlerine karşı olarak Saltanat makamı ortadan kaldırılma süreci hızlandırılmış ve bu ikililik engellenmiştir.

Saltanat Makamının ortadan kaldırılmasında;

*Ulusal egemenlik anlayışına ters düşmesi
*Lozan’da oluşturulmaya çalışılan ikililik
*İstanbul hükümeti ve saltanat makamının, TBMM hükümetine karşı olması önemli etkenlerdir.

Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde oluşturulan çözüm yolu, isyanların biraz da azaltmak amacı ve dış ülkelere karşı tedbir amacıyla “Saltanatın Kaldırılması, Halifeliğin de sembolik hale gelmesi” olmuştur. 1 Kasım 1922’de çıkarılan kanun ile Saltanat kaldırılmış, halife de TBMM tarafından seçilmesi kabul edilmiştir.

Saltanatın Kaldırılmasının Sonuçları

*Atatürk’ün cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleri uygulanmış oldu.
*Türkiye’de oluşan çift başlılık sona erdi.
*VI. Mehmet ( Vahdettin ) ülkeyi terk etmiş ve Osmanlı Devleti kesin olarak sona ermiştir. Halife olarak Abdülmecit seçilmiş ve bu makam sembolik hale getirilmiştir.
*Milli egemenlik için büyük bir adım atılmıştır.
*Rejim sorunu ortaya çıkarak, Cumhuriyet’in ilanı hızlanmıştır.

 

Cumhuriyet’in İlanı ( 29 Ekim 1923 )

Cumhuriyet, egemenliğin ulusa mâl edildiği bir yönetim şeklidir. Cumhuriyetin ilanı edilmesinde;

*Ulusal egemenliğinin sağlanmak istenmesi
*Saltanatın kaldırılmasıyla oluşan otorite boşluğunun doldurulmak istenmesi
*1923 yılının sonbaharında meydana gelen bunalımla yeni hükümetin seçilememesi etkili olmuştur.

Bu sebepler ile birlikte Atatürk önderliğinde 28 Ekim 1923 günü ani bir karar alınmış ve ertesi günü, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Cumhuriyetin İlanının Sonuçları

*Yeni Türk Devleti rejimi belirlenmiş oldu ve otorite boşluğu kapandı.
*Ulusal egemenlik ilkesi uygulanmış oldu.
*1921 Anayasası’nda bazı değişiklikler yapıldı.
*Meclis Sistemi yerine Kabine sistemi getirildi, Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçildi.
*İlk Cumhuriyet hükümeti İsmet Paşa önderliğinde belirlendi ve Meclis Başkanı, Fethi Okyar oldu.
*Atatürk ilkelerinden halkçılık ve ulusal egemenlik ilkesi uygulanmış oldu.

turk inkılabı 5 Türk İnkılabı

Halifeliğin Kaldırılması ( 3 Mart 1924 )

Peygamberimiz, Hz. Muhammed’ten sonra İslam dünyası Halifeler tarafından yönetilmekteydi. Abbasilerden Osmanlı devletine geçen halifelik, uzun bir süre Osmanlı padişahlarında bulunmaktaydı. Halifelik siyasal anlamda, devlet başkanlığını ifade etmektedir.

Türkiye’de halifeliğin kaldırılmasında,

*Saltanatın kaldırılmasından sonra Cumhuriyetin ilan edilmesi ile birlikte halifeliğin önemini kaybetmesi ve halifeliğin sembolik hale *gelmesi,
*Halifeliğin, laiklik ilkesine aykırı olması,
*TBMM’nin seçtiği halife olan Abdülmecit’in devlet başkanı gibi davranması,
*İnanç özgürlüğünü getirmekte büyük bir engel teşkil etmesi,
*Rejim karşıtlarının tek sığınabilecekleri kurumun halifelik olması,
*Hindistan’dan gelen halife ile ilgili bir mektup etkili olmuştur.

İngilizlerin halifelik makamını kullanmak istemelerinin ardından Mustafa Kemal Atatürk, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüşerek halifeliğin kaldırılması için anlaşmaya varmıştır. 3 Mart 1924’te halifelik kaldırılmıştır.

Halifeliğin Kaldırılmasının Sonuçları

*Çağdaşlaşmanın önündeki en büyük engel ortadan kalkmıştır.
*Cumhuriyet rejimi tam olarak gerçekleşmiş ve eski rejime dönmek isteyenlerin yolları tıkanmıştır.
*Yeni Türk Devleti’nde inanç özgürlüğü olduğu kanıtlanmıştır.
*Dış politikada büyük gelişmeler yaşanmıştır. İngiliz ve Fransızların kullanabileceği bir otorite olan halifelik ortadan kalkarak ülkenin iç işlerine karışılması engellenmiştir.
*Laikliğe geçişte en büyük adım atılmıştır.
*İnkılapların yapılması adına uygun bir ortam hazırlanmış oldu. Bu tarihten sonra Türk İnkılapları’nda büyük bir hızlanma söz konusu oldu.

3 Mart 1924 Gününde Yapılan Diğer Yenilikler

*Osmanlı hanedanına mensup kişiler yurt dışına çıkarıldı.
*Laik bir devlet için Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti ortadan kaldırılmış ve yerine Diyanet İşleri Başkanlığı kurulmuştur. Bu kuruluş başbakanlığa bağlanmıştır.
*Vakıf işlerini daha kurumsal hale getirmek için Vakıflar Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
*Tevhid-i Tedrisat Kanunu çıkarılmıştır.
*Erkan-ı Harbiye Vekâleti yerine Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. Bu sayede ordunun siyaset dışında tutulması istenmiştir.

 

1924 Anayasası ( 20 Nisan 1924 )

            Türkiye Cumhuriyet’inin kullandığı 1921 Anayasası, olağanüstü bir dönemde oluşturulması sebebiyeti ile devletin ihtiyaçlarına cevap verememekteydi. Ayrıca İmparatorluktan kalan yasalarda da devlet politikalarına aykırı duruma gelmekteydi. Bu nedenler ile birlikte 20 Nisan 1924 tarihinde Yeni Türk Devleti’nin ikinci anayasası meclis tarafından kabul edildi.

1924 Anayasasındaki Önemli Maddeler

*Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir.
*Türkiye Cumhuriyeti’nin yönetim şekli Cumhuriyettir.
*Türkiye Cumhuriyeti devletinin dini İslam, başkenti Ankara ve dili Türkçe’dir.
*Yasama, yürütme ve yargı meclise aittir. Meclis, yürütme yetkisini hükümet aracılığı ile kullanır. Yargı ise bağımsız mahkemeler sayesinde yürütülmektedir.
*Meclis üyeleri 4 yılda bir seçilir, seçme yaşı 22 ve seçilme yaşı 30’dur.
*Seçme ve seçilme hakkı sadece erkekler tarafından kullanılır.
*Bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları kanun önünde eşit durumdadır.

Bu anayasa 1924 yılından 27 Mayıs 1960 gününe kadar yürürlükte kalmıştır ve 1961’de yeni bir anayasa hazırlanmıştır.

 

Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk dönemlerinde bağımsızlık mücadelesinde herkes tek fikir ile yola çıkmaktaydı fakat küçük de olsa gruplaşmalar söz konusuydu. Meclisin ilk zamanlarında Tesanüt Grubu, İstiklal Grubu, Müdafaa-i Hukuk Grubu ve Islahat Grubu gibi faaliyet gösteren gruplar bulunmaktaydı.

Mustafa Kemal Atatürk, yapılacak çalışmaların daha sistemli hale gelmesi, disiplinli bir çalışma olması adına siyasi parti kurma gereği duymaktaydı. Bunun için 9 Eylül 1923’te çalışma arkadaşlarıyla birlikte Halk Fırkası’nı kurdu. Bu fırka, ilerleyen dönemlerde Cumhuriyet Halk Fırkası ve 1935 yılında ise Cumhuriyet Halk Partisi ismini alacaktır.

Kurtuluş Savaşı gibi zor mücadeleden çıkan Türk milletinin ileri gelenleri hem askerliği hem de siyaseti yürütmekteydi. Bu durumun önüne geçilebilmesi adına Kazım Karabekir, Ali Fuat ve Refet Paşa 1924 yılında ordudaki görevlerinden istifa ederek muhalefete başladılar. Fevzi Paşa ve Cevat Paşa da tamamen orduya yöneldiler. 19 Aralık 1924 yılında da ordu görevlilerinin milletvekili olamayacaklarına dair bir kanun çıkarıldı. Bu sayede mecliste yaşanılan rekabetin iç çatışmaya dönüşmesi engellenmiş olmaktadır.

1924 yılında başlanılan muhalefette ordudan ayrılan isimlerin büyük bir payı olmaktaydı. Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Rauf Orbay ve Adnan Adıvar önderliğinde 17 Kasım 1924 gününde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurulmuştur. Kazım Karabekir başkanlığında kurulan partinin ilkeleri liberalizm ve demokrasiye dayanırken dini inançlara saygı duyduklarını açıklamışlardır. Bu son madde ile birlikte hilafet taraftarları ve eski ittihatçılar da bu partide yer almaya başlamışlardır. Gün geçtikçe gelişen Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’ndan cesaret alan Şeyh Sait önderliğinde büyük bir isyan gerçekleşmiştir. Doğuda başlayan bu isyan küçük bir zamanda ülkenin büyük bölümünü etkisi altına almıştır. İsyanın bastırılmasının ardından Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştır. Ayrıca bu isyan ile çok partili sisteme geçişin henüz mümkün olmadığı ispatlanmıştır. Ali Fethi Okyar hükümeti istifa edip yerine İsmet İnönü Hükümeti kurulmuştur. Bu isyan ile İstiklal Mahkemeleri tekrardan faaliyete geçmiş ve Takrir-i Sükun Kanunu çıkarılmıştır.

türk inkılabı 4 Türk İnkılabıBu isyandan sonra kapatılan Terakkiperver Fırkası taraftarları Mustafa Kemal’e karşı üzücü bir olay yaşanmıştır. İzmir’de bir ziyarette bulunan Atatürk’e suikast girişiminde bulunulmak istenmiştir. Alınan istihbarat ile suikastçılar yakalanmış ve Atatürk büyük bir sorundan kıl payı kurtulmuştur. Bu günün ardından yaptığı açıklamada “Benim naçiz vücudum, elbet bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebed yaşayacaktır.” demiştir.

Çok partili geçiş denemelerinin ilki başarısızlıkla sonuçlanmıştı, fakat Atatürk hala bu sistemin tekrar geri gelmesi için çabalamaktaydı. 1929 yılında tüm dünyada etkisini gösteren ekonomik kriz, hükümetin denetlenmesi gerektiğini gösterdi. Bunun ardından Mustafa Kemal Atatürk, Fethi Okyar’dan parti kurmasını talep etti ve 12 Ağustos 1930 günü Fethi Okyar, Serbest Cumhuriyet Fırkası kurdu. Bir önceki denemede olduğu gibi bu denemede de rejim karşıtları fırkada toplanmaya başladı ve Fethi Okyar kısa süre sonra partiyi kapatmak zorunda kaldı. Partinin kapatılmasının ardından Menemen Olayı patlak verdi ve Fethi Okyar’ın kararının haklılığı ortaya çıktı. “Din elden gitti, şeriat isteriz” diyerek Derviş Mehmet ve taraftarları Asteğmen Kubilay’ı şehit ettiler. Daha sonra gelen askeri müdahale ile isyan bastırıldı.

Bu olaylar ile birlikte çok partili sisteme geçiş ileri bir döneme ertelendi. Bunun bir başka nedeni de İkinci Dünya Savaşı’nın yaklaşmasıdır. Türkiye’de çok partili sisteme geçiş 1946 yılında Demokrat Parti’nin kurulması ile oluşmuştur. Ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi kesintisiz olarak 26 yıl hükümet partisi olmuştur.

 

Hukuk Alanında Yapılan İnkilaplar

Medeni Kanun’un Kabulü ( 17 Şubat 1926 )

Medeni kanun genel olarak bir toplumda evlenme, miras gibi bireysel ilişkileri düzenleyen kurallar bütünüdür. Osmanlı İmparatorluğu’nda medeni kanun İslam kurallarına göre düzenlenmekteydi. Bu konuda yapılan en büyük çalışma Mecelle idi. Yeni Türk Devleti ile birlikte sosyal bir düzenlemenin de gelmesi gerekmekteydi. Bu bakımdan İsviçre Medeni Kanunu ülkemizde kabul edildi. Bu Medeni Kanun 6 Ekim 1926 günü yürürlüğe girdi.

İsviçre Medeni Kanunu’nun Kullanılmasında;

*Avrupa devletleri arasındaki medeni kanunlardan en iyisi olarak görülmesi,
*Bu Medeni Kanunun akılcı ve pratik çözümler getirmesi,
*Medeni kanunun erkek-kadın eşitliğine uygun olması,
*Demokratik olması etkili olmuştur.

Medeni Kanun’un Kabul Edilmesinin Sonuçları

*Kadın erkek eşitliği birçok alanda sağlanmıştır.
*Evlilik, devlet kontrolü altına girmiştir.
*Tek eşle evlenmek zorunlu hale getirilmiştir. Modern Türk ailesi görünümü sağlanmıştır.
*Mirasta düzenlemeler yapılmıştır.
*Evlilik ile birlikte boşanma da belirli bir düzene sokulmuştur.

Hukuk alanında yapılan diğer düzenlemeler şu şekilde sıralanabilir:

*İsviçre’den Borçlar Kanunu alınmıştır.
*Almanya’dan Ticaret Kanunu alınmıştır.
*İtalya’dan Ceza Kanunu alınmıştır.

Medeni Kanun ile birçok alanda sağlanan kadın – erkek eşitliği Belediye Kanunu ile bir adım ileriye geçti. Belediye seçimlerine katılmaları kabul edilen kadınlar, 5 Aralık 1934 tarihinde çıkarılan yasa ile milletvekili seçme ve seçilme hakkına da kavuşmuştur.

Hukuk alanında yapılan en büyük çalışmalar, laiklik ilkesi ile oluşmuştur. Din ve Devlet İlişkisi ve Laikliğin aşamalarına baktığımız zaman ilk olarak Saltanatın kaldırılması ile laikliğe adım atılmıştır. Daha sonra Halifeliğin kaldırılması ile ülkemizin laikleşmesi açısından en büyük sorunu ortadan kaldırılmıştır. Şeriyye Vekilliği yani Din İşleri Başkanlığı kaldırılarak din ile devlet arasındaki bağın koparılması amaçlanmıştır. Tekke ve zaviyeler kapatılmış ve şapka kanunu çıkarılarak dini kıyafetlerle gezmek yasaklanmıştır. 1928 yılında, Anayasadaki “Türkiye Cumhuriyetinin dini İslam’dır” maddesi çıkarılarak devletimiz büyük bir oranda laikleşmiş oldu. Son olarak 1937 yılında anayasaya Türkiye Cumhuriyetinin laik bir devlet olduğuna dair bir madde eklenmiş ve laikleşme süreci tamamlanmıştır.

 

Eğitim Alanındaki İnkilaplar

Atatürk, yaşadığı dönem boyunca eğitime büyük önem göstermiştir. Kurtuluş Savaşı sırasında bile eğitim için çalışmalar yapmış, okulların açık kalması için birçok faaliyette bulunmuştur.

 

Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun Kabul Edilmesi ( 3 Mart 1924 )

 Türk İnkılabı*Bu kanun ile eğitim tek bir merkezden yönetilmeye başlandı. Bütün öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı.
*Dini eğitim veren medreseler ve bu medreselere ait olan birikimler Milli Eğitim bütçesine aktarıldı.
*Medreseler kapatılarak dini uzmanlar yetiştirmek için üniversitelerde fakültelerin açılması kararlaştırıldı.
*Yabancı okullar için düzenlemelere gidildi ve bu okullarda Türkçe kültür dersleri verilmeye başlandı.
*Eğitim ve Öğretimde ikililik ortadan kaldırıldı ve sistem laikleştirildi.

Bu kanundan sonra kabul edilen “Maarif Teşkilatı Hakkında Kanun” ile eğitim alanında düzenlemeler gidildi. İlköğretim eğitimi zorunluluğu getirildi ve devlet onaylı okul açılması ile ilgili kurallar getirildi. Eğitim programındaki çağdaş olmayan dersler de programlardan çıkarılmıştır.

 

Yeni Türk Harflerinin Kabulü ( 1 Kasım 1928 )

1 Kasım 1928 günü, yeni harfler ile ilgili yasa yürürlüğe girdi ve Arap Harflerinin yerine Latin Alfabesi getirildi. Bu yasanın yürürlüğe girmesinde;

*Ülkemizde okuma yazma oranını arttırmak ve okuyup yazmayı kolaylaştırmak istenmesi,
*Arap harflerinin Türkçe ses düzenine uygun olmaması,
*Matbaacılık gibi sektörlerde Arap harflerinin sorun çıkarması ve uluslar arası iletişimde sorunların çıkması,
*Arap ve Fars kültürü yerine Batı kültürünün benimsemek istenmesi etkili olmuştur.

Yeni Türk Harflerinin Kabul Edilmesi ile Birlikte;

*Batı dünyası ile her alanda yakınlaşmalar kolaylaşmıştır.
*Çağdaş bir medeniyet durumuna gelmedeki en büyük engel kalkmıştır.
*Okuma yazma oranında büyük bir gelişme görülmüştür.
*Bilim ve teknolojide ilerleme ve kültürler arası alışverişte artış görülmüştür.

Bu kanun ile birlikte halka yeni Türk harflerini öğretmek amacıyla “Millet Mektepleri” kurulmuştur ve her yıl yüz binlerce insana okuma yazma öğretilerek sertifika verilmiştir. İlerleyen zamanda ise Arap Rakamları’nın yerine Latin Rakamları kabul edilmiştir. ( 20 Mayıs 1928 )

 

Türk Tarih Kurumu’nun Açılması ( 15 Nisan 1931 )

Atatürk, yaşadığı sürece Türk Tarihi’ne çok önem vermiştir. Her konuşmada Türklüğünden, soyundan bahsetmeden duramamıştır. Gençliğinden itibaren tarihi ile ilgili birçok araştırma yapmıştır. Bu konuda Türk halkının tarihini bilmesi gerektiğini belirtmiş ve bu amaç doğrultusunda Türk Tarih Kurumu’nu açmıştır.

Atatürk’ün Türk tarihiyle ilgili araştırmalar başlatmasında;

*Türk Devleti’nin tarihinin aydınlatılması gerektiğini düşünmesi,
*Türklerden önceki Anadolu tarihinin aydınlatılmasını istemesi,
*Ümmetçi tarih anlayışının yerine milli tarih anlayışına geçmek istemesi gelmektedir.

Türk Tarih Kurumu’nun Açılmasından Sonra:

*Okullar için tarih kitapları oluşturuldu.
*1932’de toplanılan Birinci Tarih Kongresi ile kongrede “Türk Tarih Tezi” ortaya atıldı. 1937 yılında toplanılan İkinci Tarih Kongresi’nde bu tez yabancı bilim adamlarının incelemesine sunuldu.
*Atatürkçü tarih görüşü oluşturuldu.

 

Türk Dil Kurumu’nun Açılması ( 1932 )

Türk dilini milli benliğine kavuşturmak ve zenginleştirmek maksadıyla Atatürk öncülüğünde 1932 yılında “Türk Dili Tetkik Cemiyeti” kuruldu. Türk Dil Kurumu açıldıktan sonra,

*Birinci Dil Kurultayı toplandı ve Türk dili adına çalışmalar planlandı.
*Türkçe sözlükler hazırlanmaya başlandı.
*Halk dili ile bilimsel dil arasındaki farklılıklar giderilmeye çalışıldı.
*Türk dilini zenginleştirmek için yeni kavramlar ve terimler ortaya çıkarıldı.

Eğitim ile ilgili bu gelişmelerin dışında yapılanlar:

*Darülfünun kaldırılarak yerine bakanlığa bağlı İstanbul Üniversitesi kuruldu.
*İstanbul’da bir Hukuk Fakültesi kuruldu. Ankara’da ise Dil ve Tarih Fakültesi, Yüksek Ziraat Enstitüsü kuruldu.
*Sanat ve Eğitimi birleştirmek amacıyla Devlet Konservatuarı ve Güzel Sanatlar Akademisi oluşturuldu.

 

Toplumsal Alanda Yapılan İnkilaplar

Hukuk ve diğer alanlarda yapılan yenilikler toplumsal düzenlemeleri de beraberinde getirmiştir. Toplumsal alanda inkilap yapılmasında,

*Türk medeniyetini günümüz medeniyetleri seviyesine getirebilmek,
*Türk ulusunu her yönü ile çağdaşlaştırmak,
*Türk toplumunda birlik ve beraberliğin sağlanması,
*Sınıfsız ve imtiyazsız bir toplum oluşturabilmek,
*Avrupa ve diğer dünya devletleri ile sağlıklı ilişkiler kurabilmek ve benzeri hedefleri önemlidir.

Osmanlı Devleti döneminde tarikat, tekke ve zaviyeler sosyal yaşamda büyük bir öneme sahipti. Türk halkının çağdaşlaşmasını engelleyen bu yerler 30 Kasım 1925’te kaldırılmıştır. Tekke, Zaviye ve Türbelerin kapatılması ile laikleşme adına büyük bir adım atılmıştır. Bu kanunla birlikte ayrıcalık bildiren ünvanlar (şeyh, derviş vs. ) kaldırılmıştır. Ayrıca kılık kıyafette de düzenlemelere gidildi.

türk inkılabı 3 Türk İnkılabıOsmanlı toplumuna baktığımızda kıyafet bakımından bir birlik yoktu. Son dönemlerde özellikle II. Mahmud döneminde askeri alanda kıyafet düzenlemelerine gidildi fakat farklı kültürlerin bir arada olması ile yine de bir birlik oluşturulamadı. 25 Kasım 1925 tarihinde Şapka Kanunu çıkarıldı. Bu kanunla beraber Türk erkeklerinin başlık olarak fes yerine modern şapka giymesi kararlaştırıldı. Ayrıca kılık ve kıyafet ile ilgili düzenlemeler çağdaşlaşma adına büyük bir ilerleme göstermektedir.

Türk toplumuna baktığımız zaman soyadı kullanımı bulunmamaktaydı. İnsanlar babasının ismine, veya yaptığı işe göre bir lakap kullanmaktaydı. Bu da devlet makamında sorunlara sebebiyet vermekteydi. Bu karışıklığın önüne geçilebilmesi adına 21 Haziran 1934 günü Soyadı Kanunu çıkarıldı. Soyadı Kanunu’nun kabulü ile birlikte Medeni Kanun’da yaşanılan aksaklıklar giderildi. Halkçılık ilkesinin bir gelişmesi olan Soyadı Kanunu çağdaşlaşmada önemli bir rol oynamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, dış ülkeler ile iletişim ve ticaret kurarken birçok zorluk yaşamaktaydı. Ölçü birimlerinden saat ve tarih birimlerine kadar birçok farklılık yaşanmaktaydı. Bunun önüne geçilmesi adına Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişikliklere gidildi. 26 Aralık 1925 günü kabul edilen yasa ile birlikte Rumi takvim yerine Miladi takvim, alaturka saat yerine uluslar arası saat kullanıma geçmiştir. 1 Nisan 1931 günü çıkarılan konunla ise uzunluk ölçüsü metre, ağırlık ölçüsü de kilogram olarak belirlendi. Ayrıca hafta tatillerinde de düzenlemeler yapıldı.

 

Ekonomi Alanında Yapılan İnkilaplar

 Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ekonomi alanında yaptığı inkilaplar ile,

*Ekonomide tam bağımsızlığı sağlamak,
*Ülkenin temel ihtiyaçlarına dışa bağımlı olmadan cevap verebilmek,
*Özel sektörü desteklemek ve ülke ekonomisini kalkındırmak,
*Ülke sanayisinin gelişmesini sağlamak,
*Tarımsal faaliyetleri daha modern hale getirebilmek,
*Ulusal ekonominin kurulmasını sağlamak,
*Yabancıların elindeki kurumları ve kuruluşları ulusallaştırmayı amaçlamıştır.

 

Türkiye İktisat Kongresi ( 17 Şubat 1923 )

Lozan görüşmeleri arasında yaşanılan kesiklik sırasında İzmir’de Türkiye İktisat Kongresi toplandı. Türk devletindeki ekonomik meselelerin tartışıldığı kongrede ileriye dönük bir çok karar alındı. Türkiye İktisat Kongresi’nde alınan kararlardan bazıları şunlardır:

*Ülkede bulunan anonim şirketlerin kurulması kolaylaştırılacak.
*Milli bankalar oluşturulacak.
*Sanayi için teşviklerde bulunulacak.
*Yerli malı kullanımı sağlanacak.
*Hükümetin programına göre demiryolu inşası yapılacak ve tüm ülke demiryolu hattına sahip olacak.
*Teknik eğitim yapılarak eleman ihtiyacı giderilecek.
*Hammaddesinin yurt içinde bulunduğu endüstriyel kollar kurulacak.
*Küçük işletmeler büyük fabrikalar haline getirilecek.
*Özel sektörün yapamadığı girişimleri devlet desteği ile gerçekleştirecek.
*Bir devlet bankası oluşturulacak.
*İşçi durumu düzeltilecek.

Tarım Alanındaki Gelişmeler

*Köylülere alet ve tohum yardımı yapıldı.
*Çiftçiler için vergilerde indirime gidildi.
*Ülkenin çeşitli bölgelerinde fidanlıklar oluşturuldu.
*Traktör kullanımı teşvik edilerek tarım modern hale getirildi.
*Çiftçiler için Tarım Kooperatifleri oluşturuldu.
*Ziraat Bankası için güçlendirme çalışmaları yapıldı.
*Topraksız çiftçiye toprak verilmesi hakkında bir kanun yürürlüğe girdi.

Ticaret Alanındaki Gelişmeler

*İhracat kontrolü sağlandı ve bozuk mal satımı yasaklandı.
*Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası kuruldu.
*İşverenlere kredi imkanı tanımak için İş Bankası kuruldu.
*Kabotaj Kanunu çıkarılarak deniz ticaretinde büyük gelişme sağlandı.
*Çeşitli yerlerde borsalar kurulmuştur.

Sanayi Alanındaki Gelişmeler

*Türkiye Cumhuriyeti sanayide üç beyaz ve üç siyah sistemini uyguladı. Un, şeker ve pamuk için tanımladığı üç beyaz ve kömür, demir ve akaryakıt için tanımladığı üç siyah sistemi için bir çok fabrika ve maden işletmesi oluşturdu.
*Teşvik-i Sanayi Kanunu ile sanayi alanında birçok yenilik ve düzenleme getirmiştir. Bu dönemde Türkiye’nin ilk Şeker Fabrikası oluşturulmuştur.
*Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı kabul edilmiş ve bu plan 1934 ve 1939 yılları arasında uygulanmıştır.
*Sanayiciler için 1925 yılında Sanayi ve Maadin Bankası açıldı. 1933 yılındaki bir kanun ile bu banka yerini Sümerbank’a bıraktı.
*Maden işleri ile uğraşacak Maden Tetkik Arama Enstitüsü ve Etibank kuruldu. Devletçilik ilkesi uygulanarak maden konusunda büyük gelişmeler yaşandı.
*Tekstil alanında bir çok fabrika oluşturuldu ve ülkenin çeşitli alanlarına yayıldı.
*Karabük Demir-Çelik Fabrikası, İstanbul’da Paşabahçe şişe ve cam sanayisi oluşturuldu.

 

YAZIYA PDF Formatında ulaşmak için tıklayın

Buradasınız: Anasayfa # Eğitim # Tarih # Türk İnkılabı

2 yorum

  1. Atatürk’ün ülkemize katkılarını bir kez daha hatırlamış olduk. Ellerinize sağlık.

  2. Çok ciddi içerik girmişsiniz.
    Zevkle okudum. Artık böyle blogların kalmadığını sanıyordum.
    Sizi bulduğuma sevindim. Ellerinize sağlık.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Scroll To Top
porno izle türk pornosu xnxx porno sikiş